ENDOMETRİOZİS

DR. ONUR ÇELİK

Öncelikle meselenin normalinden başlayalım: Endometrium. 

Endometrium, uterus içerisinde her adet dönemi kalınlaşarak kendince gebeliğe hazırlanan, gebelik olduğu takdirde bebeğin plasentasının tutunduğu, olmadığı takdirde ise dökülüveren bir yapıdır. 

İşte bu mucizevi yapının bir parçasının uterusta değil de başka bir yerde olmuş formuna ise endometriozis denir. 

Endometirozis kadınların yaklaşık %10’unu etkiler ve her kadının kendine özgü deneyimlediği bir sorundur. Bazıları hiçbir rahatsızlık duymaz, hatta hamile kalmaya çalışana kadar farkına bile varmazken bazıları da teşhis etmesi kolay, şiddetli sancılara maruz kalabilmektedir.

KLİNİĞİ 

Peki, endometriozis bizim için ne ifade ediyor?

Endometriozis bir patoloji olduğu için beraberinde birçok semptomu da getirir;

  • Şiddetli adet sancıları
  • Kronik pelvik ağrı; Çok çeşitli olmakta birlikte çoğu zaman bilateraldir. 
  • Dismenore (aşırı menstrüasyon ağrısı)
  • Disparoni (ağrılı cinsel ilişki)
  • İnfertilite (gebe kalamama); Endometriozis pelvik adezyonlara yol açabileceğinden tüp-over ilişkisini bozup ve infertiliteye neden olabilir.

Endometriozisin bu semptomlarından sadece bir kaç tanesi hatta bir tanesi olsa bile kadınlarda ciddi oranda yaşam kalitesini düşürmekte ve tedavisini kapı kapı arar hale getirmiştir.

Dikkat edeceksinizdir saydığımız tüm bulgular pelvis bölgesini ilgilendiren bulgular. Çünkü endometriozis nerede lokalize ise oraya yönelik bulgular oluşur. Öyleyse bir sorun daha oluşuyor: Endometriozis sadece pelviste mi olur? Hayır.

Nadir olarak görülse de pelvis dışı gelişen endometriozisler de vardır. Bunlar genellikle asemptomatiktir. Semptomatik olanlar ise bulgularını endometrial dokunun bulunduğu yere göre verir:

  • Gastrointestinal sistem tutulumu: Bulantı, kusma
  • Akciğer tutulumu: Kanamalı öksürük, pnömotoraks
  • Beyin tutulumu: Nöbet
  • Üreteral tutulum: İdrar kanama ve ağrı 

TANISI

Yukarıdaki semptomlarla ya da asemptomatik başvuran hastaların genellike muayenelerinde bir şey yoktur. 

Tanısında ise kullanılan en ideal yaklaşım ultrason ile pelvis boşluğunun değerlendirilmesidir. Ultrasonda endometriozis dokusunun kendisi ya da sekonder olarak oluşan çukulata kistleri (endometrioma) izlenebilir. 

Ancak tanı koymada kadına düşen bir sorumluluk da vardır. Belirgin bir semptomu olmadığı için bir jinekoloğa başvurma ihtiyacı hissetmeyen milyonlarca kadın var. Bu ise belki de tedavisi edilememiş birçok hastalık demek. Öyleyse kadına düşen sorumluluk ne? Takip. Az sonra sayacağım endometriozisin diğer bulguları ile bu sorumluluğun ciddiyetini biraz daha fark edeceksiniz.

  • Adet kanamasının 8 günden uzun olması
  • Döngü boyunca ıslak servikal sıvıya rastlanmaması
  • Normal bir luteal faza takiben düşük seyreden progesteron seviyelerine bağlı ayrım çizgisine yakın vücut ısılarının izlenmesi

Bu bulgular, vücudumuzda bir problem olduğu konusunda bizi uyaracak ve bir jinekoloğa görünmemiz gerektiğini işaret edecektir.

TEDAVİSİ

Son olarak tedavisinden bahsedelim. Kesin bir tedavisi yoktur ancak;

Var olan şikayetlere yönelik semptomatik tedavi uygulanır. Gerektiği durumlarda cerrahi müdahaleler de yapılabilir. Ayrıca kullanılan bazı tedavi yöntemleri şunlardır;

-Steroid yapıda olmayan antiinflamatuar ilaçlar

-Hormonal doğum kontrolü

-Gonadotropin salgılatıcı hormon agonistleri

-Pelvik taban rehabilitasyonu

-Bitkisel takviyeler

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: